“Bizi ayartmaya sürükleme,
Ama bizi kötülükten kurtar”

“Ruh” konuştuğunda, “Dinle ve Yap” dedim!
“Spirit” bu sabah beni erken uyandırdı-
“Bizi ayartmaya sokma, kötülükten kurtar!” Bunun “Rabbin Duası”nda bir ayet olduğunu biliyorum ama başta sabahın erken saatlerinde bunun neden bana geldiğini anlayamadım. Bunu görmezden gelmenin bir yolu yoktu, çünkü giderek güçleniyordu. Bunu bir blogda nasıl uygulayacağımı bilmiyordum ama sonra kelimeleri hissetmeye devam ettim ve mesaj daha net hale geldi. Ruhlarımızı korku ve şüpheyle dolduran çalkantılı bir dünyada yaşıyoruz ve “Büyük Ruh” bize bir yanılsamaya sürüklendiğimizi, işlenen kötülüğe teslim olmaktan başka seçeneğimiz olmadığı yanılsamasına sürüklendiğimizi bilmemizi istiyor; böylece ruhlarımızda bulunan araçlarla “Kötülükle” yüzleşme ihtimaliyetimizi bırakma ihtimaliyetimizden vazgeçme cazibesine kapılıyoruz.
Bu oldukça basit ve bilincimizi yükseltip ruh kimliğimizde yaşayabildiğimiz zaman emek ve azim gerektirse de. “Bu dünyada yaşamalıyız ama bu dünyadan olmamalıyız” diye biliyoruz. Güçsüz olduğumuza inandırılacağız, kandırılacağız, kandırılacağız ama öyle değiliz!
“Büyük Ruh” bizi cazibe almamamız için çağırıyor-
KORKU içinde yaşa-
Umudu bırak-
SEVME kapasitemizi gizlemek-
Merhametli olma çağrımızı reddedin-
ADALET sağır kulaklara düşsün, GERÇEĞI SÖYLEMEYEREK-
Yaralı bir insanlığı iyileştirebilecek HEDIYELERİMİN hazinelerini saklayın-
Bu yanılsamalar ve çelişkiler dünyasının koşulları SEVİNİZİ çalsın-
Bu gezegenin bize verdiği güzelliği unut, bizi Seninle bağlayan şey-
Kim olduğumuzu, kime ait olduğumuzu ve bizi ne kadar derin, derin sevdiğini unut
Terk edildiğimizi ve terk edildiğimizi düşün çünkü bulunduğumuz yerde Sen oradasın ve her zaman öyle olacaksın.
Unutun ki asla yalnız değiliz, “hayatı kendi başımıza yaşamak”, bu dünyaya melekler etrafımızı sarmış, yönlendiren ve koruyan bir ortamda geliriz. Görevimiz, o “Kutsal Işığı”ndan ayrılıp “dünyadan” olma tuzağına düşmemek, “dünyada” değil. Tanrısal ruhunun gücü ve direncinde kal.
Leave a comment